İhbar Hattı

Kıdem tazminatında sigorta giriş tarihi belirleyici: Bir gün bile şartları değiştiriyor

Emeklilik için yaş dışındaki koşulları tamamlayan çalışanlar, kendi istekleriyle işten ayrıldıklarında kıdem tazminatı alabiliyor. Ancak gerekli prim günü ve sigortalılık süresi, ilk sigorta giriş tarihine göre değişiyor.

Yazar Tufan YILMAZ
Kaynak Trendhaber.com
Yayınlanma
Güncelleme
Yapay Zeka ile Özetle

Kıdem tazminatı alarak işten ayrılmayı planlayan çalışanların yalnızca prim gününe değil, ilk sigorta başlangıç tarihine de dikkat etmesi gerekiyor.

Akşam gazetesi yazarı Okan Güray Bülbül, kamuoyunda “15 yıl ve 3 bin 600 gün” olarak bilinen şartın bütün çalışanlar için geçerli olmadığını belirtti.

1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükteki 14’üncü maddesine göre emeklilik için gerekli yaş şartı dışındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme koşullarını tamamlayan işçiler, kendi istekleriyle işten ayrılarak kıdem tazminatı talep edebiliyor. Çalışanın mevcut işyerinde en az bir yıllık kıdeminin bulunması da gerekiyor.

8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlar

İlk sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 veya daha önce olan çalışanlarda:

  • En az 15 yıllık sigortalılık süresi

  • En az 3 bin 600 prim günü

şartları aranıyor.

Bu koşulları tamamlayan çalışanlar, emeklilik yaşını henüz doldurmamış olsalar bile SGK’dan durumlarını gösteren belgeyi alarak iş sözleşmelerini sona erdirebiliyor ve kıdem tazminatlarını talep edebiliyor.

1999 ile 2008 arasında sigortalı olanlara iki seçenek

İlk kez 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olan çalışanların yararlanabileceği iki farklı yol bulunuyor.

Bu dönemde sigorta girişi bulunanların:

  • 7 bin prim gününü tamamlaması veya

  • 25 yıllık sigortalılık süresiyle birlikte 4 bin 500 prim gününe ulaşması

gerekiyor.

Dolayısıyla bu gruptaki çalışanlar için yalnızca 3 bin 600 prim gününü tamamlamak, kıdem tazminatı alarak işten ayrılmak için yeterli olmuyor.

1 Mayıs 2008 sonrasında prim şartı kademeli uygulanıyor

İlk kez 1 Mayıs 2008 ve sonrasında sigortalı olan çalışanlarda 25 yıllık sigortalılık süresi koşulu bulunmuyor. Bunun yerine ilk sigorta giriş yılına göre değişen prim günü dikkate alınıyor.

Uygulanan prim şartları şöyle:

İlk sigorta başlangıcı

Gerekli prim günü

1 Mayıs-31 Aralık 2008

4.600

2009

4.700

2010

4.800

2011

4.900

2012

5.000

2013

5.100

2014

5.200

2015

5.300

2016 ve sonrası

5.400

SGK, 2008’de 4 bin 600 günle başlayan bu şartın sonraki her yıl için 100 gün artırılarak 5 bin 400 güne kadar yükseltildiğini belirtiyor.

Bir günlük sigorta farkı koşulları değiştiriyor

Sigorta başlangıcındaki bir günlük fark bile çalışanın tabi olduğu kuralları değiştirebiliyor.

Örneğin ilk sigorta girişi 30 Nisan 2008 olan bir çalışan, 7 bin prim günü veya 25 yıl sigortalılık süresiyle birlikte 4 bin 500 prim günü şartlarından birini tamamlamak zorunda.

İlk sigorta girişi yalnızca bir gün sonra, 1 Mayıs 2008 olan çalışanda ise 25 yıllık süre aranmıyor. Bu çalışan için 4 bin 600 prim gününün tamamlanması yeterli olabiliyor.

İşten ayrılmadan önce SGK kaydı kontrol edilmeli

Şartları sağladığını düşünen çalışanların doğrudan istifa dilekçesi vermek yerine öncelikle SGK kayıtlarını kontrol ettirmesi gerekiyor.

İlk sigorta tarihi, toplam prim günü, farklı sigortalılık statülerinde geçen süreler ve mevcut işyerindeki kıdem süresi birlikte değerlendirilmelidir. Gerekli koşulların karşılandığını gösteren SGK belgesinin alınmasının ardından işverene verilecek ayrılma dilekçesinde yasal gerekçenin açıkça belirtilmesi olası uyuşmazlıkları azaltabilir.

Kıdem tazminatı hakkı ikinci kez kullanılabilir mi?

Yaş dışındaki emeklilik koşullarına dayanılarak kıdem tazminatı alma hakkının aynı gerekçeyle birden fazla kez kullanılıp kullanılamayacağı konusunda farklı hukuki değerlendirmeler bulunuyor.

Çalışanın daha sonra gerçek anlamda emekli olması, yeniden çalışmaya başlaması ve son işyerindeki kıdemi gibi ayrıntılar sonucu değiştirebilir. Bu nedenle ikinci kez tazminat talep edilecek durumlarda kesin işlem yapılmadan önce SGK’dan veya iş hukuku uzmanından kişiye özel değerlendirme alınması önem taşıyor. Konunun öğretide ve uygulamada tartışmalı olduğu da akademik çalışmalarda belirtiliyor.

T

Tufan YILMAZ

Trend Haber editörleri gündemdeki gelişmeleri doğrulanmış kaynaklar ve güncel bilgilerle derler.

Sonraki haber hazırlanıyor…